17 Aralık 2013 Salı

ABUKLUKLAR SILSILESI 22 // ICINE TÜRK KACMIS MR. HAMPELMANN

ICINE TÜRK KACMIS MR. HAMPELMANN



Isvicre günlerimin unutamadaigim karelerinden biridir bu anlatacagim an. Adini Hampelmann koydum bu hikayede, ama inanin gercek adinin da bundan pek farki olmayan bir patronun oldugu , likidasyon satis yapan magazalar zincirinde calisiyordum haftada iki gün. Magazalar zinciri dedigime de bakmayin, batana kadar bir yer tutardi patron , battiktan sonra tebdili mekanda ferahlik vardir diyerek bambasa bir kantona bambaska bir ücraya acardi yelkeni. Sayesinde Isvicre`nin girmedigim deligi kalmamistir. Likidasyon satis nedir bilmeyenlere, batmak üzere olan firmalari bulup, depolarini kaldirirdi. Ürün konusunda sinir tanimiyordu vesselam. Bir hafta bir bakiyordum bir konteynir dolusu yatak la geliyor, bir hafta bahce süsü, bir hafta ufak ev aletleri , makyaj malzemeleri, yaaa bunlari kim alacak diye cok sorardim baslarda, o da biyik altindan gülerdi, öyle bir alacaklar ki göreceksin. Gercekten de ohaa ne abuk dedigim ne varsa bir hafta da giderdi. Favorim, enteresan tüketme kültürleriyle dogu blogu göcmenleriydi. Kafalarinda artik nasil bir denklem varsa, belli bir degerin altinda sattigin her seyi gereksin gerekmesin suursuzca aliyorlardi. Sirf 1 Frank diye yüzlerce kurbaga biblosu alanini gördüm!




Hampelmann`a gelince gördügüm , bildigim en tilki adamdi. Pazarlikta sinir tanimazdi. Alirken tam bir Kayseri liydi, kökeninden ciddi süphe ederdim. Bildigin Isvicreli ile uzaktan yakindan yoktu adamin. Her türlü makara vardi abide ve nefes almanin bile belli kurallara tabii oldugu Isvicre gibi bir yerde bir sekil hep dört ayak üzerine düserdi. Yasalara manyak hakimdi , Hampi bunu nasil hallederiz diye sorugum sorulara en sevdigi cevap , cözüm kantondan kantona degisir Burcu olurdu. Cok sey ögrendim kendisinden. Yemisim Yildizi, ETH yi ITÜ yü. Mikropazarlamanin , isletme hukukunun kralini Hampi`den ögrendim. Ahahahhahah, bir de haftada iki gün caliarak kazandigim parayi , Türkiyede ki ilk is tecrübemde sabah 6 aksam 9 calisarak kazanamiyordum , o derece bankördü  



Anlatacagim hikayeye gelince ; bir Cumartesi günü yeni mal geldi karsilar misin dedi , ja gerne diyerekten vardim tükkana. Bir gittim ki koli koli zeytinyagi. 1 konteynir dolusu zeytin yagi, Ispanya da batmak üzere olan bir firmanin deposunu kapatmis. Neyse teslim aldik malzemeyi, yerlestrdik , yok iste o haftanin afisleri bastirildi falan derken satis günü geldi catti. Ilk müsteri 80 yasin üzerinde delikanli Isvicre dedesi. Siseyi eviriyor , eviriyor , ceviriyor, bir aliyor, bir geri koyuyor , baktim bir sikintisi vardir, gittim yanina sordum nasil yardimci olabilirim diye. 



„ Son kullanma tarihi yok bu siselerin üzerinde“ dedi



Aa nasil olur dedim, baktim harbiden yok. Bir kosu sote bir yer bulup patronu aradim. Dedim Hampi, son kulannma tarihini bulamiyorum ben bu zeytinyaglarinin üzerinde. 



„ Tabii bulamazsin Genco, iki haftadir onlari silmekle ugrasiyorum!!!! „



Dedim nasil yaaaa, olabilir mi böyle bir sey?


Piiiiii dememle bir saat telefonda kafami üttü, yok efendim bu son kullanma taihi diye bize yuttirduklari sey bir satis tekniginden baska bir sey degilmis, zeytinyaginin son kullanma tarihi mi olurmus, eski insanlar nasil saklarlarmis anforalarda onyillarca , cay, seker tuz zeytinyagi bunlari yaziyimmis bir kenara, bunlar da son kullanma tarihi olmazmis, bidi da bidi vidia vidi. En son simdi sana bu anlattiklarimi güzel bir dille o delikanli dedeye anlat diyerek , telefonu kapatti. Biraz daha konussa, „Hadi Kocum göreyim seni „ tadinda Türkce cümleler kuracak gibi bir hali vardi . O potansiyeli hep gördüm kendisinde.
Neyse dedeye anlattim anlatmasina ama yemedi, almadi. O almadi ammma , yakinda yörede ne kadar Italyan restorani varsa gelip kasa kasa götürdüler Zeytinyagini. O yüzdendir ki, mecbur kalmadikca hic bir Italyan restoranina gitmem Isvicre`de  




Biterken , bundan da bir ders cikaramadim canlar. Siz kafaniza göre bir seyler cikarin artik. Yarim saatir doktorda laktoz testindeyim, sanirim etkisini göstermeye basladi. Sacmalamaya basladim. Su hayatta bir yogurdu sevdiydim onu da yiyemeyeceksin derlerse dayanamam bu aciya, hey hat hayat bazen gercekten cok acimacsiz 



Sevgiyle kaliniz , esen kaliniz efen`m.





*******************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 17. Aralik 2013)

*******************************************************

11 Aralık 2013 Çarşamba

ABUKLUKLAR SILSILESI 21 // FENERBAHCE DEDIGIN...

FENERBAHCE DEDIGIN...

Heaaaaayyyytttttt. Eksi alti averajla tur atlamisiz , Fethiye nin galibiyeti gelmis gecmis , en abuk fenerbahce hikayesi anlatilmaz da ne anlatilir  . Bilen bilir , konu futbol  olunca babasini bile tanimayan iflah olmaz bir Galatasaray tutkunuyum. Bu tutkunun nerede basladigini hatirlamiyorum ama Prekazili , Cüneytli Derwal`li yillara kadar inebiliyorum hatiralarimda. Gazete gazetesi deyu absürd bir gazete vardi bizim cocuklugumuzda, futbolcularin kartondan bebelerini veriridi, bir de o koleksyonumu hatirliyorum, Tanjulu Smovicli falan, niye hatirliyorsam. Ne gereksiz bir detay. Kendi takimimin disinda bir de Metin Ali Feyyaz , Aykutu severdim, ondan kelli  kolesyonda onlar da vardi bak atlamayayim.   
Cevremde , en basta babam olmak üzere hemen hemen sevdigim herkes Fenerliyken neden Cimboma tutulmusum bilmiyorum, asilik herhalde diyecektim ki tam aklima geldi ;  Kücüklügümden beri kendi babam da dahil   ayar olurum fenerlilerin fenerliligine . Böyle sacma abuk, alayci , böbür böbür bir halleri var ya  offff  hic gelemem J  Bir insan nasil fenerli olur yaa .:))))) Anyway anyhow ilkim de olmusum bir sekilde galatasarayli , renklerine kurban !  Su 35 senelik hayatimda takimimi bir kez sattim  , o da ilkokul 3 te büyük kuzenin tiyatro santajiyla üc gün bir besiktasli olmuslugum var o , sanat icin ne yapilmaz ama degil mi , oyun da keloglan yalniz! Bunun disinda her yerde her zaman belli ettim rengimi.
Gel gör ki , kara bahtim kör talihim  beni nedense hep kanatli hayvan sevenlerin cogunlukta oldugu yerlerde calistirdi. Öyleki calistigim ilk kurumda firmanin girisinde 3 sancak vardi, Türk Bayragi, Firma Amblemi, Fenerbahce Bayragi !!! Sonraki desen ooooo tam bomba , bu yaziyi okuyunca altina kesin yorum yapar bilirim, odasi sari lacivert , is maili fb uzantili abim oldu . Disaridan gören fenernahcenin ofisi sanir o radde . Düsünün her Kadiköy malubiyetinden sonra o ofise girmek ne eziyet. Bir Galatasaylinin basina gelebilecek en vahim sey ! Bir kersinde kaybettigim bir iddia da tam gün FB formasi ile dolasmisligim var o ofiste. Hey hat, allah da beni böyle kahretmis iste .
Sadece iste degil özelde de  yalniz kaldim tuttugum takimla, futbola ilgisiz bir erkek kardes , besiktasli bir kizkardes , yanlis arkadas cevresi :P etc. ondan kelli toplasan 3 kez stada gitmisimdir mac seyretmeye, rezillik bir de 9 sene stadin dibinde oturdum !!! Dogma büyüme koyu besiktasli ex sagolsun, her maca gitmek istiyorum ben dedigimde hikaye hep Inönü de bitmisti sagolsun.  Kendi takimimin macini seyretmemisimdir Besiktas maci seyrettigim kadar. Besiktas – Büyüksehirspor maclarini hic kacirmadim misal. Bugün  o , mac TRT de izlenir bizim burada ne isimiz var diyen boz baykuslar var ya, kazisalar altindan ben cikacagim neredeyse o kaa !
Anyway anyhow,  abuk hikayemize gelince, bundan tam iki sene evvel efenm yeni bir proje baslatilmis o vakit calistigim kurumda , biz de haspel kader girmisiz bir kenarindan ise, ilk ürün ortaya cikmis, Almanya`dan da  gaz sektöründe lider bir firma da ürünle ciddi  ilgileniyor , ürünü görmeye gelecekler , begenilirse de baya büyük bir is baglanacak o kaa ciddi bir durum. Is hayatimda gecirdigim en kabus günlerimdendi vesselam,  hatirladim bak yine tüylerim tiken tiken oldu :)  Atiyorum pazarliginda en zorlandigim bölge oldugu icin adini veriyorum, Kayseri deki  tekstilciye makina aksami satmaya benzemiyor vesselam, adamlar bir geldi dosya dosya sorular. Piiiiiiiii ama ne sorular , amcalar görüp görebileceginiz en uc örnekti bu konuda. Tedarik zincirinden  üretim asamasina kadar , akliniza gelip gelebilecek  civatanin kaplama malzemesine kadar allah ne verdiyse bi ton soru. Ben de konu kalite olunca , yilandan korkmam  kalite dökümantasyonlarindan ürktügüm kadar,   harika bir kombinasyonuz anlayacaginiz ;) . Tam yemeyip yaninda yatilasi .  Neyse allahtan  hala daha her aklima gelende saygiyla andigim konunun uzmani iki arkadas  vardi da , bir sekilde atlatmistik günü. Günü atlatmistik atlatmasina da , gecesinde müsteriyi yemege götürmek icab etmisti orada sacmalayacagim tutmustu o ayri.   
Artik o kaa konu icinde panolardan  nasil geldik futbola bilmiyorum ama bir sekilde acilmisti iste mevzu, e ben de malumunuz genelde amigdaladan konustugum icin , bazen dilimin ayarini kaciriyorum , bize biraz taraftar profillerinden bahset demeleri ile patlattim bombayi.
„ Himmm en kolayindan basliyayim o zaman. Fenerbahce dedigin, bildigin sizdeki Bayen Münih, herkes nefret eder ! „
„...“
„Kimse sevmez yani !“
„...“
Adamlarda hic bir tepki yok, biraz suratlar düstü ama ben hala devam ediyorum, birden dizimde bir dürtü , ve arkadasin durumu kurtarma müdahalesi
„ Burcu , adamlar Münih`den geliyor allahin belasi „
„....“
Ahahahhahahah, rezillik! Sonrasinda nasil topladigimi hatirlamiyorum, uzun soluklu bir proje oldugundan ve arada eski firmama döndügümden projenin nasil sonuclandigini da bilmiyorum. Ama bugün sorsalar yine ayni benzetmeyi yaparim , uslanmaz deli gönül. E egriye egri dogruya dogru.
Biterken bu hikayeden cikarilacak ders, iyi bir satisci olmak istiyorsan müsterinin tuttugu takimi bileceksin. Hahha tirt bir ders oldu ama , futbol ne kaa ciddiyse  bundan cikarilacak ders de anca o kaa ciddi olur canlar. Hadi kalin saglicakla !  

Coming soon : Ankesörlü Cico 



********************************************************
YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 11. Aralik 2013)
********************************************************


2 Aralık 2013 Pazartesi

ABUKLUKLAR SILSILESI 20 // ECZACININ KRALI

ECZACININ KRALI

Sene 98, kIpIr kIpIr  ,bol dutlu , az suspuslu , biraz T-Cetvelli biraz orta kantinli , neseli ama bir o kadar da garip, delikanli , adrenalinin tavan yaptigi  haybeye Yildiz Günleri. Barbaros Bulvarinda bol fasholu cok kosturmacali günler, ondan kelli inip cikarken etrafi kolluyoruz. Etraf kollanir mi ya, o kolacan edilendi yamulmuyorsam birini kollar , bir yeri kolacan edersin , vaya tam tersi miydi ,  kafam karisti . Aanyway anyhow hangisi size uygunsa cümle icinde onu kullaniniz efen`m, kafa su siralar biraz Leyla bende  , kusuruma kalmayiniz ,  degil yazarken konusurken bile cümlelerin  bir tutamini icimde sakliyor ve/veya rastgele kelimeler üretiyorum, artik ne denk gelirse , istisnasiz her üc dilde de .   Anlayabilene askolsun ;)   Ask  hep olsun hatta :P 

Hikayeye dönecek olursak , yine böyle bir günün sabahinda , sabah da dedigime bakmayin en erken onbir falandir, zira dört bucuk  yillik Yildiz gecmisimde toplasan üc veya dört tane dersi sabah almisimdir. Gerisi külliyen ögleden sonra. Hatta imkanim olsa ikinci ögretimlerle bile ders alirdim , o kaa önemliydi  benim icin dersin sabah olup olmamasi ,  bir bu bir de hocanin Taci olmamasi , bilince gel ! Bazen düsünüyorum o kafadan bugüne ben nasil geldim :D  Heyhat aklima geldi bak  ,  labaratuar denen illet  bir durum vardi, yamulmuyoram bir kere devamsizlik yapsan hoopp yatiyordu ders , ve lanet ders hep sabahlari olurdu . Q can kurtaran tabi , o derslerin sabahi uyandiridi beni, ama ne uyandirma , o vakitler cep telefonu falan yok, bildigin ankesörlüde siraya miraya girer aradi canim benim. Peh ne emek ne eziyet  yahu! Yine saptim konudan , esasen burada 90 larin sonunda  kurulan dostluklara dokunmak vardi ama derin mevzu , bu kafa ile yazsam ayip ederim hem 90 lara hem dostlarima diyerek ve  en kocamindan bir selam cakarak Milano`ya uzatmadan an`a geri dönerim.

Barbaros bulvarindan Yildiz a dogru yürüyoruz, karsidan da bölümden bir arkadas geliyor ama aglaya aglaya. Aglamak ne kelime bögüre bögüre geliyor. Bir kosu yanina gidiyoruz,

„Olm ne oldu? „
„Beaaaaueeeeee“ (*).
„ olm ne oldu yaaaa cildiracagim, anlatsana „
“Beaaaaueeeeee“
„Olm anlatsana yaaa, kafayi kiracagim??? “

Yok adami durduramiyoruz hönküre hönküre agliyor. O yukaridaki yildizi da ( *) neden koydum, bögüre bögüre aglama yaziya nasil dökülür bilemedim ondan. Olabildigince en  avazda bir aglama düsünün .  Yok Burcu ben yapamiyorum, olmuyor, olamiyor bir sekilde canlamandiramiyorum diyen seker kavanozlari , siz de bir zahmet youtube da “bögürerek aglayan adam muhsin yazin “ canim, böyle de bir kiyak geceyim size.  Aftersales degil miyiz iste, mevzu servis olunca sinir tanimiyoruz , mesleki refleks.

Neyse Barbaros a geri dönecek olursak , arkadas hala ayni modda, bizim sorularin ardi arkasi kesilmiyor

“Birine bir sey mi oldu, biri sana bir sey mi yapti , oooollllllllm ne olduuuuuuu yaaaaaaaa, anlatsana!!!!!! “

“ Bir sey yok Burcu , Beaaaaueeeeee, yani kardesini trafik kazasinda kaybedersin ya, öyle spesifik bir durum yok “

“ Alla alla yaa iyi misin ?”

“Beaaaaueeeeee , böyle birden aglamak geldi durduramiyorum kendimi, Beaaaaueeeeee”

“!!!”

“ O kadar kötüyüm ki anlatamam, durduramiyorum kendimi, Beaaaaueeeeee, en son dayanamadim eczaneye gittim, aglamayi kesen bir sey var mi dedim, bana bunu verdi , Beaaaaueeeeee „

Selpak vermis eczaci yaaaaa, yaraticiliga gel. Erdemimi Demirimi söyle bir kenara koyarsak , bence en yaratici eczacidir kendisi, alnindan öpülesi :) Selam olsun.

Biterken.... Bu abukluktan cikarilacak ders , az yaratici olun !  Böyle ders mi olur ya diyenlere  , valla ne deseniz haklisiniz. Ders mers yok o zaman , hala daha aklima geldiginde katilarak güldügüm anilarimdandir öylesine sizlerle de paylasayim dedim. 

Saglicakla kaliniz efen`m .  


P.S : Bir allahin kulu yok mudur aranizda bana Türkce klavye gönderecek yaw !
 Cok bedbahtim ! 



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 02. Aralik 2013)

********************************************************

29 Kasım 2013 Cuma

ABUKLUKLAR SILSILESI 19 // LOST IN TRANSLATION 2

LOST IN TRANSLATION 2_ “ADAM DEDIII TÜRKCE KONUSUYOR DEDIIII “

Esasen an itibari ile haril haril sene sonuna yetistirilmesi gereken katalog üzerine calisiyor olmam gerekiyor ama en sevdigim  “ hallleeeeedeeeriizzz “ hallerinde oldugumdan orali olmuyorum bi sekil .  Ha bu modun akabininde gelisen Yusuf Yusuf hallerini 34 sene 10 aylik hayatimda gayet net defalarca tecrübe etmeme ragmen hala akillanmamisim bodoslama ilerliyorum orasi ayri. Kendimi durduracak degilim! 

Efendim bugün yine bir Lost in Translation hikayesi var . Bu sefer Corlu`dan. Vakti zamaninda yine bir müsteri ziyareti kapsaminda Corlu `dayiz. Müsteri merkezi Hindistan `da olan bir müsteri, artik ne alakaysa Corlu`da da fabriklari var .  Agir reklamasyon sözkonusu, biz de bi cümle cözüm insanciklari olarak gitmisiz . Aramizdan  bir arkadas , kendisini bu vesile ile bir kez daha tebrik ediyorum , senelerdir Türkiye de calismasindan kelli, diger bi ton hemcinslerine tezat kendi kendine Türkce yi sökmüs bir Alman arkadas. O kaa ki , fikra bile anlatabilir Türkce. Tek sorun araya fazla „dedi“ koyar . Mesela „ben indirim verdi dedi sen kabul etmedi dedi „  „ben dedi olmaz dediiii „  . tadinda cümleler. Kendisi ile özdeslesdiginden ve cok sempatik buldugumuzdan  senelerdir uyarmayiz , öle devam eder . 

Neyse uzatmayayim gittik önce isletme müdüründen dinledik mevzuyu sonra kendisi detaylari aktarmasi icin bakim sefini cagirdi ki bende film orada koptu. Bakim sefi Hindistan`dan , basladi anlatmaya sorunlari, anlatiyor anlatmaasinaaaa amma ben zerre anlamiyorum. Bu ne acaip bir ingilizcedir diye  düsünüp,  mimiklerinden anlamaya calisiyorum , zinhar en ufak bir kopya yok, kafanin ve boyunun  da aldigi sekilleri göze alirsaniz bildigin sarki mirildaniyor gibi bir durum var ortada. Velhasili kelam  konusma bitiyor sira bize geliyor , cevap verecegiz ama , soru ne , selvi boylum al yazmalim sahnelerini aratmayan   bakislar benden diger arkadaslara , gözlerle haykirmak neyse onu yapiyorum ama aldigim cevap hesinden bomba :D

„Adam dediii Türkce konustu seninle   Burcu  „ :)

Bu hikayeden cikarilacak ders , gördügün her Hintli seninle Ingilizce konusacak diye bir kaide yok arkadasim, yerli yersiz sartlama kendini .


Coming Soon : Fenerbahce dedigin....



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 29. Kasim 2013)

********************************************************

26 Kasım 2013 Salı

ABUKLUKLAR SILSILESI 18 // ALKOL VAR MI HOCAM?

ALKOL VAR MI HOCAM 

Selaaaaaaaam kasimin bile bezdiremedigi  ici disina tasan güzel insanlar , selaaam  paprikalarin tüm biberleri, plazalarin gülleri ve cümle seker kavanozlari! Ayagimin tozu ile geldigim Nürnbergden size selam size selam size selam getirmiseeeeeemm. Isbu Nürnberg gezim kapsaminda tarihin derinliklerine ittigim bir sürü abuklugun tekrar su üstüne cikmasi sebebi  ile yepisyeni abukluklar silsilesi ile karsinizdayim monsieurlar , matmazeller.
Baslamadan... Önce bir kahramanlarimizi adlandiralim derim . Kahraminimiz, dogma büyüme Nürnbergli , ben diyim 40 siz diyin 60, o kaa farketmiyor yani yasi , sacina düstügü ak ile tosladigi duvar sayisi ters orantili , suya sabuna sadece gerektigi anda  dokunan, corap üstü sandaleti ile cümle Alamanya ofislerinin olmazsa olmazlarindan en bii nöööööörd , en bi Haaaans en biiii iletisim yoksunu mühendislerinden oldugundan  kendisine  Daniel Denyo adini uygun buldum. Hee daha güzel bir isim bulunamazmiydi, pek tabii ki ama bu sogukta benden anca bu kadar .
Simdi efen`m, pek cogunuzun bildigi üzere , vakti zamaninda Burcu kulunuz, iki arkasiyla beraber  ismi -dalga gecmiyorum , gercekten-  beyaz fil olan bir proje kapsaminda calistigi kurumun mabedine , alti ayligina egitime gönderilmisti. Projenin detaylarini vermiyorum ama beyaz fil avlamak olarak geciyordu isimiz, e abukluk isminden basliyor tabe ,  ilkokul zamaninda bile sahit olmadigim duvara yapistirilan fil resimleri ile dolu bir ofis, bugün kac tane fil öldürdünüz diye soran bir müdür de bonusuydu bu projenin.
Bunlara hadi bir sekilde katlaniyorduk da, en katlanilmazi , her sabah tükenmeyen , degismeyen  muhabbetlerine maruz kaldigimiz bu  Daneil Denyo ve saz arkadaslariydi. Esasen ben hic orali olmazdim ama acik ofis ve ekipteki ismini vermek istemedigim gayet de deger empatik insan  sagolsun , payimiza düsen kismini aliyorduk mütemadiyen, her sabah ayni dozda kendilerinden. Biri hava durumunu verirdi misal, bugün hava bulutlu ama ogleden sonra su kaa dakka günes cikacak, hissedilen sicaklik bu, yarin da su seviyelerde olacak etc. Abartmiyorum her sabah!!!! Calisip geliyordu adam ! Biri bisiklet turlarini anlatir, hayir karsisindaki üc tipin sporla uzaktan yakindan alakasi yok, neden niye sorgulamadi deli gönül o zaman , aval aval dinledi. Bir ücüncüsü ki bu Daniel olur, bikmadan Nürnberg ve civarindaki barlari anlatirdi. Burda suraya gidilir, shu icilir ,  yok buranin bu kokteyli meshur , idi da bidi.
Uzatmayayim, yine günlerden bir gün bu üc sekil sira ile bizim yoncaya geldiler, rutin muhabbetlerini yaptilar . Tam gidiyorlardi ki Daniel dönüp bizim empatik arkadasa , Alkol aliyorsun degil mi diye sordu ???!!! Ulan aradan üc hafta gecmis, her sabah bik bik bik beynimizi yemisin o bar sole bu bar böle , bu soru da neyin nesi diye atar yaparaktan, icmiyor o yüzüyor alkolde dedim. Piiiiii demez olaydim , adam bi saat suyun kaldirma kuvveti ile alkolun kadirma kuvvetini karsilatirdi , ölctü bicti , koydu cikardi , en nihayetinde alkolde de yüzülebilecegi sonucuna vararak aramizdan uzaklasti. Bildigin  bi on dakika cit cikmadi ücümüzden , öle kalakaldik. Oldu valla !
Bu hikayeden cikarilacak ders, bazi Almanlara saka yapilmaz , cok mu icinizden geldi , kendinizi durduramiyor musunuz, yapin ama akabininde olay yerini derhal terk edin. Sonrasonda maruz kalacaginiz sey bilinc altinize isleyip, ekoseli tayyip fantezilerinden  daha kötü kabuslara  mal olabilir. Benden sölemesi.   
Biterken, entegrasyon süercini tamamlamis 1. Kusak gurbetci olaraktan bir havadan sudan havadisle bitireyim mevzuyu. Bugün ilk kar düstü aci vatan Alamanya ya :P

Öpüldünüz efendim, sevgi ile kalin sag kalin , bir de firsat bulursaniz esen kalin! 



********************************************************


********************************************************

24 Kasım 2013 Pazar

ABUKLUKLAR SILSILESI 17 // KARDESTEN..... EN ABUK MISAFIR

KARDESTEN..... EN ABUK MISAFIR

Bir abuklukta benden olsun. Sene 2009 ablamın Ataköyde yaşadığı zamanlar. Ben de o sıralar onun evinde kalıyorum ama 2 gün kalıyorsam 5 gün dışardayım. Günlerden birgün gecenin bir vakti eve gelmişim ve odamda beni andıran kıvırcık saçlı benim kıyafetlerimi giyen bilgisayarımı kullanan biri var. Kapıda dikildim ona bakıyorum. Kim ki bu? Kim gerçekten? Baya bir süre çantam sırtımda kıza bakmaya devam ettim. Meraktan ölüyorum. Ne kadar zamandır benim odamda? Niye benim eşyalarımı kullanıyor? Ablam acaba eve çok gelmiyorum diye bana benzeyen birini mi eve aldı. Yoksa ex’inin mi tanıdığı? Bir de beni gördü ama tepki vermiyor. Sanki çok normalmiş gibi. 

Ablam geldiğimi duymuş kalktı yanıma geldi: ‘Tanıştırayım Ayşe, İTÜ elektrik mühendisliğinde okuyor, kurstan arkadaşım bizde kalıcak’ dedi ve yattı. Benimde yatmam lazım sabahın köründe dersim var. Pijamalarımı giydim yatağa girdim. Kız hala bilgisayarda bişiler yapıyor. Kibarca ima ettim yatmam gerekiyor bla bla dersim var falan. Yok hatun tınlamıyor. Hatta bana bilgisayarla ilgili bişiler sormaya kalktı. Yorgunum, uykum var diye ajitasyon yapıyorum. O zaman Burcu’ya sorarım dedi. Ya dedim; napıyorsun uyuyo hatun yarın işe gidecek bence sende git salona yat. Hatun odamdan gitmiyor. En son ışığı söndürdüm. Ertesi gün ablam kızı benim peşime taktı beraber İTÜ’ye gittik. Akşam kaçta eve döneceğimi sordu bana belli olmaz dedim. Yuvarlak cevaplarla kızı yanımdan gönderdim. ablamı arayıp kızın kaç gün kalacağını sordum? O da bilmiyordu. Nitekim bir 3 gün daha eve uğramadım sınavım vardı. Neyse haftasonu eve bi gittim hatun yine evde aynı pozisyonda. Soran gözlerle ablama bakıyorum. 

Gördüğüm şey hoşuma gitmedi diyemem artık ablamda kıza gıcık olmuş. Bir başbaşa kalıp hikayeyi öğrenemenin verdiği ızdırapla, kıza ertesi gün gitmesi gerektiğini Çınarcık’a gideceğimizi söylüyoruz. Kız ben evde kalırım sorun değil gibi şeyler geveledikten sonra onu ikna ediyoruz ve ertesi gün gidiyor. Ama eşyalarının bir kısmını evde bırakmış halde. Meğerse ablam kurstayken kızla empati kurmuş o da elektrik mühendisi diye. Bir şeye ihtiyacın olursa söyle çekinme demiş. O da aylar sonra arayıp bir kaç gün sende kalabilir miyim demiş. Ablam safıda heralde çok kötü durumdaki beni arıyor falan diye düşünüp iş yerinin adresini (Şişli) vermiş. İş çıkışında buluşup eve geçmişler. Sonraki günler her sabah ablamla işe gitmiş. Her akşamda eve beraber dönmüşler. 

Bir aksam kiz arabada arka koltukta oturuyor, ablam da söförün müyüm kizim yanima otursana deyince kız yok ben böyle iyiyim, sen zaten şoför değil misin gibi birşey deyip ablamı çıldırtıyor. Bu ve bunun benzeri bi ton abukluk vesselam. Misal aynı kişi ablam ve ex eşi uyurken odaya girip ütü yapıyor. Baya değişik hatundu. Eşyalarını bıraktığı için bir kaç hafta araba bagajında taşımıştı ablam, eve geri gelmesin diye. Neyse yıllar sonra bi gün metroda karşılaştım ablamın iş değiştirdiğini söyledi. Eski telefonunuda başka biri kullanıyor, ona ulaşabileceğim bi numara var mı diye sordu. Sonrası topuk.



***********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 08. Ocak 2013)

***********************************************************

22 Kasım 2013 Cuma

ABUKLUKLAR SILSILESI 16 // ERLANGEN

ERLANGEN 

Hah alın size son dakika abukluğu, sıcak sıcak 

Trendeyim , Nürnberg e doğru gidiyorum , Feankfurt ta bir abi bindi trene geldi karşıma oturdu , telefonu susmak bilmedi her üç cümlenin birinde de Erlangen geçiyor. Kapatınca teli gereksiz bir göz göze gelme durumu oldu , sonrasında salak bir soru patlatman gereken durumlardan hani , ben de keko bir şekilde sordum 

-Erlangen da mı oturuyorsunuz ? 

-Evet :)

- orada mı çalışıyorsunuz peki ? 

- evet

- o zaman kesin Siemens çalışanısınız?!

- hayır ama siemensle de çalışıyoruz

- aa nerde çalışıyorsunuz peki ?

- kilisede!!!

Ahahahaha , papazi bulmak  bu olsa gerek. Neyse ben kaşındım ama :)



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 08. Ocak 2013)

********************************************************