TURKSKA
TURKSKALAR VE HAYATIMIN EN PAHALI VIZESI
Sene 2003 ,
Zorlu bir egitim yilini geride birakmis dört günes parcasi genc bunu bir balkan
turuyla taclandirmaya karar verir. Amac hem gruptaki Isvicreli cana kendi
topraklarini , kültürünü yakindan tanitmak hem de biraz adrenalin salgilamak.
Sirp, Yunan , Isvicreli ve bir Türküz ekipte. Icimizde her ne kadar düzenin /
zamanlamanin üstadi Isvicreli bir gen olsa da, Balkan tarafi agir basan , plansiz programsiz bir haftada alinan bir
kararla girisilmis bir tatili anlatacagim
bu aksam efen`m size...
E hal böyle
olup, balkan tarafi agir basan bir tatil olunca abukluklar
da eksik olmadi tabii. Ilk evvela ben isten izin alamadim. Hampi o güne satis
koymus sagolsun zinhar gidemezsin bir
yere demesiyle arkadaslardan iki gün sonra cikmak durumunda
kaldim tatile. Bu arada hem ucma fobisi olan arkadasi
kafalama hem de macera yasamak adina Zürich den kara yolu ile gitme karari almisiz ki,
su an kafama silah dayasalar yapmam . Gerci benim sonra eklenmem , durumu
degistirebilirdi amma , e ben eksik mi kalacagim arkadaslardan hirsi agir
basmisti. O vakit iki gün gec de olsa ben de kara yoluyla giderim arkadas
diyerekten bir güzel Belgradà otobüsle gitme karari aldiydim . Aklimi seveyim! Bu arada o vakit Isvicre , Schengen `de degil. Türk
pasaportunla yari kapali ceza evinde gibisin. 2 saat ötendeki yere bile
giderken vize almak gibi talihsiz bir
durum var. Allahtan Schengenìm var diyorum kendi capimda ama , güzergahdaki
ülkeleri cek etmek aklimin ucundan gecmiyor. Esasen gecmiyor demiyim, gayet de
güzel Sirp Konsoloslugunda anlattiydim derdimi, Iste burada oturma iznim var,
aha bu da senelik Schengen vizem , Bu da Belgrad dan davetiye,kara yoluyla
gidecegim, baska da bir seye gerek var
midir deyu sorduydum halbusi. Problem yok Turska , aha da bu da senin Sirbistan
vizendir diyerek güle oynaya göndermislerdi beni .
Anyway anyhow
Sirbistan `dan vizeyi kapinca bir kosu gittim otobüs biletimi almaya. Nasil
helecan., nasil! Uzun zamandir da uzak yol yapmamisim onun da verdigi aclik,
günleri gecelere bagliyorum , isik hizinda gecsin günler de bir an önce
baslasin tatil modundayim. Paralelde yapilan haziriklar da ayri bir komedi.
Bütün ülkelerin trafik kurallarini bastirmis Basel li can, bildigin her ülke
5-6 sayfa iken bizde 20 sayfayi bulan kurallar, :D gel gör ki o kaa calismis
olmasina ragmen Bursa`da gecirdigi krizi halen daha hatirladikca koparim.
Yemisim 20 sayfa kurali, burada tek kural, g*tü kollayacaksin diye isyana gelen
Isvicre`li gördüm ya, gözüm arkada gitmem !
Güzergah , Belgrad
, Nis Krusevac, Skopje , Selanik , Istanbul, Olympos. Ben Belgrad da
katilacagim arkadaslara, tek program bu onun disinda ne bir otel rezervasyonu
ne bir yol haritasi, böylesi kafadan kopuk bir tatil. Neyse uzatmayayim, günler
geceleri kovaladi , nihayet yolculuk günü geldi catti. Bir gittim ki bir otobüs
dolusu gurbetci Sirp. Tek yabanci benim , ben de Türk. Bir tek muavinle
anlasabiliyorum, söför dahi Almanca
bilmiyor, yolculardan büyük bir kismi biliyor aslinda ama bilmemeyi tercih ediyor öyle abuk bir ortam. Neyse ciktik yola , Almanya sinirindan gectik,
pasaportlar toplandi gümrükte , bir yarim saat kadar bekledik sonra devam. Aynisinin
laciverdi Avusturya `da da oldu. Sonraki
sinir kapisi Macaristan. Otobüsün icinde hummali bir calisma . Sordum muavine
nedir durum, dedi Macersitan gümrük bir ton zorluk cikariyor , öncesinde
yolcular kendi aralarinda “ corba parasi „topluyorlar gümrükteki memur icin,
amac süreci hizlandirmakmis ;) Dedi bu insanlar 11 aydir bugünün hasreti ile
yasiyorlar aci vatan Isvicre`de, yolculuk günü geldi catti mi, fazladan bir 10
dakikaya tahammülleri yok. Dedim eyvallah ben de attim corbaya tuzumu . Kattim
katmasina da sonrasinda yasananlar tüm bu hummali calismayi ve benim katkimi
bosa cikardi , o ayri :) Sinirda pasaportlar toplandi , corba parasi da
kasla göz arasinda yetkiliye teslim edildi , bekliyoruz pasaportlar gelsin de
yolumuza koyulalim deyu ama gel gör ki , bir saat gecmis olmasina ragmen hala
en ufak bir hareket yok... Homurdanmalar basladi otobüsün icinde, neyse bir
saatin sonunda görevli geldi.
„Türk haric
herkes devam edebilir. Türk burada kaliyor ! „
Ohaannees,
noluyoruz ya dedim. Dedi Maceristan transit gecitlerde Sirplardan vize
istemiyor ama Türklerin transit vizesi almasi lazim !
Vay arkadas !
Haberim yoktu. Zira kalici degilim ülkenizde , isim olmaz , Belgrad a gidiyorum
ben . Arti bu orobüs bensiz devam etmeyi birak bir metre hareket edemez bir
yere! Dedim ki .... Piiiiiii, otobüsün ici bir karisti, allahtan anlamiyorum
konusulanlari , sadece „Turska Turska „ kismini anliyorum, ama saglam
saydiriyorlar belli. Dedim acil vir cözüm buluna sayin yetkili. Dedi var bir
cözüm ama en az bir saat bekelemeniz icab eder, bir de bu insanlari nasil ikna
edeceksiniz o da ayri bir konu tabi diye sirriti yamuk Almancasiyla. Neyse su
hayatta becerdigim bir sey varsa o da dogru yerde dogru adamla tanisma./
kaynasma yetenegimdir , Nihayetinde bu hikayede de kilit isim yolculuk boyunca
beni kanka belleyen Muavin olduydu. Icerdekileri yatistirma görevi kendisine
verilerek bir güzel bekleme odasina gecildi. Vize memurunun mesai ücreti , taksi ücreti arti transit
vizesi diye 250 EUR luk bir fatura cikardilar karsima , pasa pasa ödedim, ve
memurun gelmesini bekledim. Beklerken odanin duvarlari dikkatii cekti. Istisnasiz
her kösesinde Türkce okkali bir küfür !!! Ebesinden , amca ogluna kadar bütün
aile bireyleri saydirilmis bir güzel ! Demek dedim, bu konuda yalniz degilim.
Üsenmedim tek tek okudum hepsini. Sonra nihayet memur geldi vizemi hazirladi ,
bir saatin sonunda otobüse döndügümde ise homurdanmalar bögürmelere dönüsmüstü.
Böleeee taaa Belgrad`a kadar gitttik, Turska asagi Turska yuukari J Belgrad`da
otobüsten inip olay yerini bir terk edisim var ki, ayaklarin g*t e carpa carpa kosarsin
demek ne demekmis, bifiil tecrübe ettigim andir.
Biterken , basi
ne kaa sancili baslasa da , hayatimin en unutulmaz tatillerinden biriydi, en
keyif aldigim , her aninin dolu dolu oldugu , kaliplasmis tatil paketlerinden /
rutinlerinden arindirilmis en renkli, en keyifli , en yeniliklerle dolu
tatiliydi. Ne o öle ergen zamanlarindaki gibi alkolun dibine vurma vardi, ne
de daha sonralari üzerime yapisan orayi
da göreyim bunu da yiyim , a sunu yapmadan burdan gitmeyeyim gibi gereksiz
tatil kosullanmalari. Hersey tadinda ,
dozunda , cok gercek ve bir o kadar da samimiydi. Cikarilacak derse gelince,
Zürich`den evine kara yoluyla gitmeye kalkistiginda 3 vize alman gerekiyorsa
arkadas, ait oldugun ülkenin dis politikasinda ciddi abukluklar var demektir. Ve
bu abuk yönetime maruz bir vatandas olarak , ne kaa normal olmaya calisirsan
calis , bir sekil gelip bulacaktir
abukluklar seni ! Ondan kelli bu aniyi bitirirken canlarim , tüm bu
abuk ve irrasyonelliklerden bir an önce kurtulmamizi temenni ediyor , hepinize huzurlu bir Pazar gecesi diliyorum . Sevgiyle kaliniz , esen kaliniz!
***********************************************************
***********************************************************
***********************************************************
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder