3 Ekim 2013 Perşembe

ABUKLUKLAR SILSILESI 3 // INGILIZCEYI ISVICREDE ÖGRENMEK

INGILIZCEYI ISVICREDE ÖGRENMEK

Oooo bu bombastik abuklugu anlatmazsam olmaz.Ama nerden baslasam nasil anlatsam. Söyle bir giris yapayim en iyisi . Efendim bizim zamanimizda 5. sinifta girilirdi Anadolu Liseleri sinavina. Ve o zamanlarda da Anadolu Liseleri de gercekten Anadolu Lisesiydi, benim hatirladigim tas catlasa 10 tane vardi Istanbul`da. Üsenmesem googlelar net rakami söylerdim ama gercekten üseniyorum arkadaslar. Söyle söyleyeyim sene 89 da Kabatas daha Anadolu Lisesi degildi.Simdi ilk ücte yamulmuyorsam. Hatta gereksiz bir detay ,  bizim girdigimiz sene Galatasaray ve Istanbul Erkek Lisesi de tercih disiydi, ön kayitla aliyordu falan .Her ne caciksa artik  , asil anlatmak istedigim ,  on – onbir yasinda veletlerin de gidecekleri okulu , ögrenecekleri dili secme sansi pek olmadigindan özel bir durum olmadikca lise secimi  anne ve babalarin vizyonlari ile sinirliydi :D  Bizim ailede de babama nereden gelmisse “Ingilizce öyle ya da böyle ögrenilecek , ondan kelli aman Ingilizce egitim veren lise secmeyelim, iki dili olsun cocugun” gibi bir takinti gelmisti, bir de isin icine yatili okumak girince geriye oyle cok da fazla secim kalmiyordu acikcasi. Iste bu ahval ve seriatlar altinda girilen sinavda bizim de payimiza Cagaloglu Anadolu Lisesi düstü ve 7 sene Almanca gördük efendim. Süphesiz ki aramizda Ingilizceyi de becerebilenler vardi elbet ama benim sansima Ingilizcede hep en klas hocalar düstügunden  hali ile  sadece su cook ama cok  onemli iki soruya cevap verebildigim Ingilizcemle mezun oldum caaanim lisemden :)

Ø  What does your father usually do every night ?
Ø  Where were you yesterday?

Sonra da Yildiz kabusu basladi. Simdi nasil bilemiyorum ama kesin benim zamanimdaki kadar abuk degildir , hazirlik zorunlulugu yoktu yildizda o zamanlar. Hatta zorunlu dil derslerinden yirtman icin sene basinda  Dil Muafiyet sinavi gibi bir sinav yapiyorlardi. E 17 yasindaki zipirin atlamayacagi türden olta degil, hemen Almancadan muafiyet sinavina girildi gayet de güzel bir not alinarak dil deslerinden yirtildi. 

Simdi buraya kadar her sey normal. Abukluk sene 2001 de yüksek lisans icin gittigim Isvicre de ortaya cikti. 2 ay süren basvuru döneminde referanslar , müfredatlar , diplomalar, Lisede görülen Almanca derslerine kadar en ufak detayi sorgulayan ETH  nedense Ingilizce ile ilgili benden hicbir bilgi istememisti, esasen killanmamis degildim bu durumdan  ama  Almanca konusulan bir ülkede egitim dili de Almanca olan bir üniversitede Ingilizceyi sart kosmuyorlar harhal deyu cok da kurcalamamistim pek durumu. Lakin ki hic de öyle olmadigini ETH daki ilk günümde , ilk dersimde , sinifa giren hocanin Ingilizce , „aranizda Almanca anlamayan  var mi „ sorusuna arka siralardan kalkan biri Hintli  digeri ,uyrugunu kestiremedigim uzak dogulu iki arkadasin  eli ile anlamistim :D Hoca derse Ingilizce devam ederken kendimi ögrenci islerine zor atan ben , vayyyyyyyyyy efendim nasil olur da ders nasil Ingilizce islenir, hani egitim dili Almancaydi , was soll denn das heißen deyu deyu  köpürür, ögrenci isleri haril haril dosyalarimi karistiriken ,  birden  su ulvi sesle irkildim.
„ Siz Ingilizce biliyorsunuz! ......
 Sene 1996 gayet de iyi bir notla Ingilizce Muafiyet sinavini vermissiniz, üniversiteniz Ingilizce bildiginizi onayladigindan basvuru sürecinde de ilave bir belge talep edilmemistir“ ...
O an söylenebilecek cok sey vardi belki ama ben sadece LAAAAAAAAYYYYYYYYYYYYNNNN diyebildim. J

Karsimdaki prosedur canavari Isvicreliyi Yildizin hata yaptigina inandirmak Ingilizce bilmedigime inandirmaktan daha zor geldiginden fazla uzatmadim kabullendim :D Neyse ki takviye almam gerektigi konusundaki talebimi geri cevirmediler sagolsunlar  ve o vakit Isvicreli bir feminist toplulugun erkek egemen meslek gruplarinda egitimi secen kiz ögrencilere actigi burstan yararlandirarak   özel Ingilizce kursuna baslattilar.  

Velhassili kelam  , bu abukluktan cikarilicak bir ders yok arkadaslar. Sadece guzide egitim kurumlarimiz bazen böylesi güzel hatalar yapabiliyorlar onu anmak istedim. Ha illa bir ders cikaralim diyorsak  hayatta  neyle nerede karsilasacagimiz hic  belli olmuyor. Bi bakmisiin Ingilizceyi ,  Almanca , Italyanca Fransizca Rötoromanca olmak üzere dört resmi dili olan Isvicre`de ögrenmissin :D

Biterken.... Babama da haksizlik etmeyeyinm yahu, adam hakliymis aslinda,  diger iki kardesim de tuttu bu iki dil mevzusu, bir ben kiviramadim .... Bir de feministler candir!


Coming soon : YANLIS NUMARA DOGRU ADAM OLABILIR MI? 



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 03. Ekim 2013)


********************************************************

2 Ekim 2013 Çarşamba

ABUKLUKLAR SILSILESI 2 // MODERN INSANIN CIKMAZLARI VE ISTIFA EDEBILMENIN DAYANILMAZ HAFIFLIGI "KEMER ALMAYA GIDIYORUM"

MODERN INSANIN CIKMAZLARI 
VE ISTIFA EDEBILMENIN DAYANILMAZ HAFIFLIGI 
"KEMER ALMAYA GIDIYORUM"


Madem "Bu listede yer alacak olan tüm kahramanlar bizzat hayat ürünü olup, kendilerini afise etmeme adina hayal ürünü süsü verilecektir" diye söz verdim bu abuk hikayenin kahramanina isim vererek basliyayim efenm yazmaya. Kahramanimizin adi Alp Eren olsun. Söz konusu kisi patron olup gercek hayattaki ismi de soyismi yokmus gibi bir izlenim biraktigindan bu cakma isimi haketmis en az her patron kadar abuk yurdumuzun guzide patronlarindan biridir efendim.

Hikayemiz 2004 yilinda vuku bulur. 2001 den beri üc senede bir radikal bir karar alan bendeniz , 2004 yilinda da tatil icin geldigi Istanbul`da bir daha dönmeme karari alarak Isvicredeki egitimini yarim birakir ve apar topar is arayisina koyulur. Artik o nasil bir is aramaysa , bula bula istanbul dan 50 km uzaklikta bir ise imzayi basip calismaya baslanilir. 

Bu isdeki en abuk kisim, Alp Eren abimizin zaman kavramindan yoksun olmasidir. Bir saate yapilabilecek bir isi üc güne yayma ve/veya 3 haftada bitirilebilecek bir seyi uc günde talep etme gibi enteresan bir huyu vardir. Bir diger absurd özelligi de , calisma saatleri ile ilgilidir. Söz konusu is yerinde ise gelme patrondan once isten cikma patrondan sonra seklindedir. Hali ile bencileyin calisma saatleri artik son zamanlara dogru sabah 7 aksam 9 u bulmaktadir. Arti  satin alma sorumlusu olarak baslanan iste , her ay farkli bir görev almak gibi enteresan bir durum daha vardir ki, onun detaylarini yazsam uzar da uzar hikaye. Siz sunu bilin sadece , 9 ay dayanabildigim bu tempoda son ay üretimin firincilari ile haftalik üretim toplantilarina katiliyordum, o raddeye gelmisti yani  Sektör aydinlatma , firinci da nereden cikti diyorsaniz kristal avize tasi diyorum size. O kaa genis yani konsept  

En bombasi da bitmek bilmeyen Cumartesi toplantilariydi. Hatta mevzubahis istifa da yine böyle bir Cumartesi toplantisinda edilmisti. Uzatmayayim. <olay anina geri döneyim. O cumartesi sabahi kalktigimda su üc seyi farketmistim
1. Sabah 7 aksam 9 calismaktan 10 dan önce evde olamiyorum . Özel hayatim yok olmus 
2. Geriye kalan Pazar da , alisverise mi gideyim , sevgili ile mi bulusayim kanka ile mi dertleseyim kuaföer mi gideyim ailemle mi vakit gecireyim cikmazlari ile bocalamakla geciyor.
3.Bildigin 43 kiloya dusmusum , pantalonlar olmuyor ve bir üstte bahsettigim cikmazlardan dolayi haftalardir kemer almayi erteliyorum(!)


Bu düsüncelerle gidilen bir Cumartesi Satis toplantisinda , toplantinin orta yerinde " ben gidiyorum " diyerek nereye sorusuna da " kemer almaya gidiyorum bir daha da gelmeyecegim " cevabimla  profesyonel hayatimin ilk istifasini yapmis oldum. Ha sonra aliskanlik yapti bu , 10 senelik is hayatimda 3 istifam var , muhtesem bir duygu henüz yasamamislara siddetle tavsiye edilir. 

Velhassili kelam , bu abukluktan cikarilacak ders, siz siz olun hic bir zaman özel hayatinizi bu radde baltalayacak bir iste calismayin. Hatta lafi dolandirmadan söyliyeyim patron firmasinda calismayin bence. Gözünü kurumsal firmada acan can can arkadaslarim da , isinizin kiymetini bilin ! 

Biterken…. yine de is hayatina dair cok sey ögrendigim bir yerdi . Bir is nasil yürütülmez kismini cok iyi tecrübe ettim örnegin mesela misal. Arti bir hafta sonra aranip, evladim boyle istifa mi olur gel adam gibi dilekceni ver demeleri ve istifa etmeme ragmen hatta bir senemi doldurmamis olmama ragmen tazminat vermeleri de tadindan yenmeyecek bir durumdu. Zira sonraki istifalarim da ayni hürmeti görmedim  

Coming soon : Ingilizceyi Isvicre de ögrenmek … Bir sonraki pazara görüsmek üzere efenm …



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 30. Eylül 2013)

********************************************************

1 Ekim 2013 Salı

ABUKLUKLAR SILSILESI 1 // SALI GÜNÜ EVLENMEK

SALI GÜNÜ EVLENMEK

Tecrübe ettigim 35 abuklugu yazmaya karar verdigimde , aslinda basima gelen abukluklarin saymakla bitmeyecek kadar cok oldugunu farkettim. Sanirim bizzat kendim abuk bir insanim , yoksa baska türlü aciklanabilecek gibi degil bu durum :P  Simdi efendim madem ki abuklukluklardan bahsedecegiz, önce sapkayi önüme koyup  kendi abukluklarimla baslamaliyim diye bir hissiyata kapildim . Dogru bir hissiyat midir üzerine uzuuuun uzuuun geyik yapabilirim lakin baslamis bulundum iste, böyle devam edeyim bir güzel. Evet , yaptigim en üyük abukluklardan biri Bir  Sali Günü Evlenmek oldu . Ya da Sali günü cereyan etmesi degil de belki komple evlenmekti absürd olan , bilemedim, aslinda bildim de simdi desmek istemedim , neyse konuyu saptirmayayim . Hikayemizin agustos icin planlanan dügüne taaa ocaktan gün almakla baslar, gayet güzel bir Cumartesi gününe , gayet sacma bir orduevinden, gayet allellade bir sekilde gün alinir . Kahramanlarimiz üzerine düsen görevi yapmanin sarhosluguyla, bildigin 4 ay laylaylom  üzerlerine almalari gereken sorumluluklari mütemadiyen birbirlerine paslayarak bildigin hic bir sey yapmadan gecirirler günlerini. Sonuc yaklasan dügünde birilerinin bir seyler yapmasi gerektigi kararina varilir ve dügün organizasyonu isi, e zaten dügün fikri de onlardan gelmemismiydi diyerek  bir güzel  aile büyüklerine devredilir. Sonrasi corap sökügü gibidir zaten. Dügün yerinin ve tarihinin degistigi bilgisini  bir is seyahatinde ögrenirsin , o kaa uzaksindir ki mevzudan , degistirmeye bile enerji bulamazsin, öyle bir Sali günü evlenirsin iste :D

Kissadan hisse ;  evlenmek ciddi bir karar arkadasim , ole daha  dügün organizasyonu bile yapmayi beceremeyen bir ciftken hayati paylasmak gibi uzun soluklu projelerle kalkisilmamali  lambadanak.
Biterken ;  Sali mali dinlemeyip dügüne gelen tüm sevdiklerime bu vesile ile bir kez daha tesekkür , söz bir daha evlenirsem haftasonuna denk getirecegim :P valla!
********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 29. Eylül 2013)

********************************************************



30 Eylül 2013 Pazartesi

ABUKLUKLUKLAR SILSILESI

35 yasima yaklasirken , ki daha cok var aslinda , tecrübe ettigim 35 abuklugu yazmaya karar verdim J Bu listede yer alacak olan tüm kahramanlar bizzat hayat ürünü olup, kendilerini afise etmeme adina hayal ürünü süsü verilecektir. tüm abuklara ilanen duyurulur!