7 Kasım 2013 Perşembe

ABUKLUKLAR SILSILESI 12 // GECEN GÜNLERDEN DEMETTI

GECEN GÜNLERDEN DEMETTI

Itiraf ediyorum ,  bu yazinin basligi bugün günlerden Demet idi.  Ve aynen söyle baslayacak idi .  „Vay arkadas zaman ne kaa cabuk geciyor yaw. Yine bir bes kasim gelmis catmakta ki, tam catmadan  hemen kutlamak gerenk  caaaaanim, can yoldasim, caldasim, kardasim , ablam hatta son demlerde yer yer annem ,on  numara bes yildiz  kankamin dogumgünüsünü.“ Gel gör ki yetisemedi gününe , böylesi bir rötüsa maruz kaldi :)
Simdi efen`m malumunuz bir süredir basimdan gecen abukluklari yaziyorum , bugün de kankanin dogum günüsü  serefine abukluklar silsilesine ara verip , bir 35 yas durum tespiti yapayim, bir neredeyiz ne yapiyoruz fabrika ayarlarindan ne kaa sapmisiz , gittigimiz yol yol mudur, dönülesi var midir , dönsek döndügümüz yer biraktigimiz yer midir , gitsek mevzu nereye varir bir masaya yatiralim diyerekten niyet ettim niyet eyledim bu yaziyi dösenmeye.

Sene 89 , neyin nesiyiz , ne istiyoruz , ne yapiyoruz ?

Bildigin iki velediz, hatirladigim tek dert dersler, tek hedef sene sonu Almanca yeterlilik  sinavi. Bunun bir adi vardi esasen de unuttum, hatirlayan varsa bir ara yazarsa da  sevindrik olurum. Hani böle senenin sonunda iki asamadan olusan, bir heyetin karsininda  kizli erkekli ecel terleri döktügümüz o sinav.    O dönem yas daha kemale ermemis , is güc ask mask yok tabe , bambaska  mevzularla geciyor günler. Bi New Kids on the Block cilginligi vardi cok net hatirladigim, bir de Karaköy Amerikan Pazarindan Lumberjack ve Levis 501 alma tripleri. O kaa bosuz sözün özü. Ne olmak istiyorduk sorusuna gelince de , valla ben hatirlamiyorum kendiminkini de Demet mimar falan olmak istiyordu o dönem yamulmuyorsam. Kopya cekeyim o dönemin yilligindan dedim, orada da bir sey bulamadim. Herkes bir sey olmak hatta Cüki ucak olmak  istemis yillikta, ama biz de bir emare yok, valla , innamayan acsin baksin 89 yilligi.

Sene 93-96  ne demeye variz , nolcaz , neyle eglemekteyiz deli gönülü?

Ha bak bu belki en komik dönemimzdi. Siyah pantalon siyah t shirt, yaz kis postal modlari ile muhtesem ergenler :)  Giydigimiz tek renkli sey Demokan in camasir suyuna batirarak kendince sahaserler yarattigi abuk batikler,  ki  o dönem Demet ten t shirtlerimi önüne geleni camasir suyuna batiriyor diye sakladigimi itiraf etmem gerek,   bir de Atlas pasajinda yaptirdigimiz renkli postallar. A bir de uzun siyah etekler var ki , piiiiii bir insan kendini bu kadar cirkin yapar. Öylesi bir manik – depresif dönem . Sigara camel , tadindan falan degil, o dönem soft paket bi o var, saklamasi en kolayi ondan. Müzik NKOTB dan Doors a kaymis , Galleria dan vazgecilip  HAYDAR`in kesfedildigi yillar. Ve ask tabiisi de var her ergende oldugu gibi. Yalniz hala daha koparak hatirladigim bir platonik mevzusu vardir ki, baska iki insan evladi yasamis midir bunu bilemem. Bir dönem ayni jöne takiktik  , dört dönem üstümüzden, ki o vakit bir numarali gündem maddesine olmasina ragmen, simdiye bir gözleri bir de adi kalmistir aklimizda, Tugrul :) Onun disinda hatirladigim , böyle acaip  bir serseri bellemisiz kendimizi, neye dayanarak bellediysek artik, deli canli haller iste illa altinda mantikli bir sebep aramanin  manasi yok. En büyük hayal de iki serseri kankayi manita yapip , Taksim de bir bina alip , üstünde oturup   altini da bar olarak  isletmek. Vizyona gel. Gerci planladigimiz seyin bir kismini , ve serseri olmayan versyonunu bi sekiz sene kadar yürütmeyi denedik  ama sürdürülebilir bir yasam kollektifi olmamamsindan proje elimizde patladi  o ayri :)
Ne istiyorduk , bak bu dönem ben ne istedigimi gayet net hatirliyorum, siyaset . Uluslararasi iliskiler okumak istiyordum. Bildigin 2 sene bunun savasini verdim ailemde, neticede babam , annem ve Yalovada bulunan  dershanemdeki fizik ögretmenimin ittifakina yenik düsüp fene kaydim. Kaderin cilvesine geliniz ki,  o dönem beni bu fikirden caydiran fizik  hocam simdinin CHP Yalova Milletvekili, fikra gibi :)  Demokan , benim gibi degil tabi, arada yolda buldugu kertenkelemsi seyleri eve getirip desip inceledigi zamanlari kaale almazsak  istikrarli ille de mimar olacak. Ha o istikrar bir ise yaradi mi , allah bizi kahretmis ikimiz de sene 94 te planladigimizdan apayri yerlerdeyiz.

Sene 96-2005  nörüyoz , karli kayin ormaninda yürüyüsler ve kumdan kaleler

Uuuuu ben degil vatani dünyayi kurtariyorum , Demet de o universite senin bu üniversite benim geziyor. Nihayet isletmede karar kiliyor ama o nasil okuma , totalde 2 sene gitmis midir okula emin degilim :) Anyway anyhow kanka erken yasta is hayatina atila dursun  , ben iki sene sonrasinda anayasanin havada uctugu gün diplamasini alan taze mühendis olarak korkunc bir döneme giriyorum. Öylesi bir dönem ki o dönem Hürrüyet in IK si 2 sayfa cikiyor. Is ilanlari , öle böle abuk degil, bir ilan veriyorlar yok  bilmem kac sene su alanda tecrübeli, yok su universiteden mezun , bok surada master yapmis, bildigin Mehmet seni ariyoriz olm gel tadinda ilanlar . Zor atiyorum kendimi Isvicre`ye. Böylelikle kanka ile hayatimizin ilk kopusu gerceklesiyor. Sonrasinda da bitmiyor zaten bu kopuslar, ben dönüyorum o gidiyor , o dönüyor ben gidiyorum falan fesmekan   

2006-2013 siracinin sahidi bozaci, modern insanin cikmazlari ve kurumsal bunalimlar, nolcak bu memeleketin halleri?

Bu kisimi uzatmaya gerenk yok, zira facebook ta an  be an kayitli zamanlar.Hahha nasil da kolaya kactim hemen, aslinda yazilasi cok sey var ama hem çok  taze hem de acaip uykum geldi .  Ama özetlemek gerekirse,  en cok duvara tosladigimiz dönem diyebilirim , bir de 24 senelik dostlugumuzda hayattan beklentilerimizin en bi  zit kutuplarda oldugu , ama yine de herseyi en cok,  en gercek , en yalansiz en kati , yine sadece  birbirimizle paylastigimiz  bir dönem. Isin gücün özel hayatin önüne gectigi , ama yine de en kasvetli konularin bile hala 13 yas triplerinde  bilmem kac bin  parcali puzzle basinda  bekli o  zamandan farkli simdi sarap esliginde enine boyuna tartisildigi dönem bu dönem.  Neden siracinin sahidi bozaci, hem nikah sahidim Demokan, hem de  en sikintili dönemlerimin sahidi ondan.  Nerdeyiz sorusunun cevabi ise bizi taniyanlarca malum , ne bekliyoruza , sanirim ikimizin de cevabi HUZUR , ne olmak istiyoruza  ise gayet net  MUTLU diyebiliriz.


Biterken , mutlu olmak istiyoruz olacagiz da demek geldi icimden tekrar . Dogum günün kutlu olsun Demokanim. Her seyin en güzeli, en iyisi , en janjani seni bulsun. Yeni yasin da hayirli ve sana yakisanindan olsun. Kocaman öpüyorum yanaklarindan. 



*********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 08. Ocak 2013)

*********************************************************

2 Kasım 2013 Cumartesi

ABUKLUKLAR SILSILESI 11 // EN ABUK TERCUMAN

EN ABUK TERCUMAN

Farkettim ki , her ne kadar hic bir hayat ürününü afise etmiyecegim de söz vermis olsam da bazi kisimlarda, öyle de detayli tasvir etmisim ki  kimilerini,   bir ahan da bu dememisligim kalmis , olsun. Kimse kizmasin , kirilmasin,  küsmesin. Abuk da olsa absürd de olsa bir sekilde yasanmis bitmis hikayeler, ha kimisinde yasarken aglamis sonrasinda gülmüsüm ha kimisinde daha olayin icindeyken kopmusum, ürün ayni ürün , hep beraber gülüyoruz eninde sonunda . Hem ne demis ünlü düsünür Burak Kut, yasanmis bitmis saygisizca aldatmanin tadina varince , dogru söylesek kimin umurunda haydi zipla!

O zaman söleeeee heeeeep beraber 2007 ye ziplayalim. O vakit isler karisik , gerci benim isler ne zaman düz , bildigin horosa tadinda bir hayat , iki ters bir düz ilerliyorum , sene 2007 baslari da  attan inmiisim , esege binmek üzereyim lakin  bünye hala daha redetmekte gercekleri, esege güzellemeler yazma ile mesgulum, olesi bir dönem. Bu dönem karisik olmasina karisik ama güzel de kazanimlarin oldugu bir dönem , bi kere en büyük kazanim ,  ismi güzel, kalbi güzel , kendi güzel bir abi kazanmis olmam. Abi dedigime de bakmayin , müdürüm olurdu kendisi. Ama beni ben yapan, is hayatinda bir cok seyi kendisine borclu oldugum , desteklerini hic bir zaman unutmayacagim biri oldugu icin ben yöneticim yerine abim olarak kaydettim kendisini harddiskime. Olur da bir gün okursa bu yaziyi selam olsun kendisine !

Bu anlatacagim abuk hikayede de kendisi ile bir müsteri ziyaretimiz üzerinedir. Bu arada yazarken farkettim, ne de cok müsteri ziyareti anim varmis, E bildigin bes sene Türkiye kazan ben kepce calmadigim tekstil  kapisi kalmayinca, hikayelerin de bu alanda birirkmis olmasi pek de anormal bir durum degil. Isin komik kismi , seneler sonra yine ayni sektördeyim, bu sefer cografyalar farkli ama hikayeler yine ayni :) Girersem cikamam o konudan, o yüzden köprüyü gecmeden son cikista istikameti yine konuya cevirerek dönüyorum meshur ziyaretimize. Müsterimiz efendim tekstilin aga babalarindan, amma tekstille kalmamis almis yürümüs , yurdumda enerjisinden , medyasina  aktif ne kaa sektör varsa hepsine girmis , hobi olarak da tekstile devam etmis bir grup. Proje büyük , modernizasyon teklifi ile gidiyoruz , ne kaa büyük proje o kaa büyük koltugun önünde pazarlik prensibi ile  muhatabbimiz da grubun kurucu üyelerinden , seksenini devirmis bir patron. Gitmeden evvel bütün haziliklari yaptik , baktim gidecegimiz yerin yakininda bir müsterimiz daha var, gitmisken oraya da ugrariz diye bir önermede bulunuyordum ki , Burcu  , cok yorucu bir toplanti olacak baska toplanti koymayalim o güne uyarisi ile , pek de anlam veremeden yorucu olacakla neyin kastedildigine eywallah dedim, koyulduk yola.

Iste klasik cay may , ne olacak bu tekstilin halleri, Cin neredeymis Hindistan ne alemdeymis , derken geldik esas konuya.  Geldik gelmesine de odaya birden biri girdi. Yardimcim dedi patron, bana tercüman olacak. Yaw Türkce konusuyoruz ne tercümani diye aval aval düsünürken birden pazarlik basladi. Iste biz anlatiyoruz, alirsaniz söyle enerji tasarrufu yapacaksiniz, böyle üretiminiz artacak , su kaa senede yatiriminiz geri dönecek derken, tercüman araya girdi. Girmesi ile bir saat önceki yorucu gececek kismi ile neyin anlatilmak istenildigi de sakkadanak oturdu kafama.

  „DEDIIIIIII KIIIIIII, BU MODERNIZSYOOOOOOONUUUU ALIRSANIZZ, SU KAAAAA ENERJI TASARRUFU YAPACAKMISSINIZ.

DEDIIIIII KIIIIIII YOK KAPSAMI DEGISTIREMEZLERMIS

DEDIIIIII KIIIII YOK SON FIYAT BUYMUS! “

Meger patronun kulaklari isitmez imis, yardimcinin yegane görevi de söylediklerimizi yüksek sesle tekrar etmek imis ki aman alaaahim,birak yorucu olmasini  kafama 10 fil oturduydu sanki toplantidan ciktigimda ,  bildigin iki gün kendime gelemediydim. Bir de kilo kilo Malatya kayisi verilmisti o gün, hala daha her kuru kayisi gördügümde bugünü hatirlarim :)

Biterken, bu abuk hikayeden cikarilacak ders, büyük sözü dinleyin arkadaslar, diyorlarsa bir sey vardir bir bildikleri. Cok büyüklere de ufak not, siz de arada kücükleri dinleyiniz efen`m. Modern tip bu konuda bir sürü cözüm getirmis, kulaga takiyorsun pilimsi bir sey pit, her bir seycigi duyuyorsun, valla ! O kaa basit

Hadi yine kalin saglicakla !



***********************************************************

***********************************************************


Coming Soon : PANDA MIYIM LA YOKSA BEN? 

1 Kasım 2013 Cuma

ABUKLUKLAR SILSILESI 10 // SUSURLUKTA BIR TRAFIK KAZASI & MEMUR VEDAT

SUSURLUKTA BIR TRAFIK KAZASI  & MEMUR VEDAT

Evvel zaman icinde, kalbur saman icinde , pireler deve develer tellal degil ama  henüz  apronlarda da kurban edilmez iken , Beckham 3. Cocugunu kucagina aladursun ben hala annemin besigini tingir mingir sallar iken , plazalarda bir numarali gündem Gamze Özcelik ve Tugce Kazaz henüz din degistirmemisken , Formula 1 yarislari yilaaaaar süren calismalar sonunda Türkiye ye getirilmisti efendim. Girise gel , yazarken güldüm :) E abuklukluklar silsilesi adi ama yoksa, „ Arkadaaaaslar , gün gecmiyor ki ...... „ diye baslamayi ben de bilirim , hatta en iyi ben bilirim , en güzel ben bilirim , arti nasil baslayacagimi da kimselerden ögrenecek degilim, vuuuhuuuuu ,  icimdeki teyyibi durduracak degilim  yahuuu! Güzelmis bu arada , bir rahatlama geldi hepisinize tavsiye ederim , arada böyle siz de bilin herseyi. Hatta ilac alir gibi günde bir iki kez kendi kendinize sesli söyleyin. Ya ben yapamam diyorsaniz da , bir arkadasinizla anlasin o size desin siz ona deyin , yaw ne güzel biliyorsun, en iyi sen biliyorsun , sen olmasan biz napardik , nederdik etc. Biz denemistik bir ara Utku ile, cok da basarili pek de istikrarliydik  valla ,  simdi eksikligini hissediyorum bak aklima geldi uzuldum yine :S  
Anyway anyhow iste o dönem Raikkonen Alonsa ya karsi Istanbul Park`ta direksyon sallar iken Burcu kulunuz da yine bir müsteri ziyerati kapsaminda Istanbul`dan Izmir e dogru söylene söylene  direksyon salliyordu. Neden söylene söylene , cünkü esasen ucakla gidecekti , bütün program ayarlanmis , Izmirden Antalya `da teslim edilecek üzere araba kiralanmis , cillop gibi bir takvim olusturulmusken, birak haddini kendini bile bilmeyen bir denyo tarafindan tüm program son dakikada iptal edilmis ve kös kös Istanbul`dan , desktopunda kendi gözlerinin resmini koyabilecek raddede agir ve bir o kadar da umutsuz bir vaka olan bu denyo da  evinden alinarak araba ile gecenin bir körü yollara düsülmüstü. Bu arada deginmeden edemeyecegim, bunca senelik is hayatimda gördügüm en absürd vakaydi kendisi. Bir o bir de o dönem ki genel müdürüm. Gerci GM, bu denyo ile kiyaslanamayacak kadar absürdtü hakkini yemiyeyim, ofiste günlük tutuyorduk resmen unutmamak icin o denyoluklari. Acep hala duruyor mudur o günlük , merak yaptim. Neyse cok dallandirmayayim mevzuyu bakarsiniz baska bir abukuluklar silsilesinde“ böle bir genel müdürle calismisligim va olm „ adi altinda uzun uzuuuun yazarim kendisini :Özetle  bu denyo ile ben ayni ofisi paylasir ve her gün Emre Kongar - Mehmet Barlas tadinda  atisirdik diyim siz anlayin. Tek fark kamera yoktu, olsaydi belki izlenme rekorlari bile kirabilirdik o radde :)
Olay anina geri dönecek olursak,  muhterem zatla susurlukta tostumuzu yiyip  milli ickimiz ayranin esliginde atistiktan sonra tekrar arabaya binip yola koyulmustuk ki , muhtesem Susurlukùn micirli yollarinin  azizligine ugrayip ben düz yolda direksyon hakimiyetini kaybettim. Bir müddet karsi seritte kontrolsüz bir sekilde ilerlerken, birden babamin direksyon hakimiyetini kaybettiginde sakin frene basma demesi geldi. Gelmez olaydi, vaya geleydi de baska ne yapmam gerektigi bilgisi ile beraber geleydi . Zaten oldum olasi sevmezdim araba kullanmayi. Babam ne kadar ögretmek icin cabalasa ben o kaa uzak dururdum meretten. Ondan kelli kardes 14 yasindan beri araba kullanirken ben anca 24 yasinda gecebildim direksyon basina. Neyse uzatmayayim, frene basmayacagiz ya, direksyonu kirariz biz de o zaman diyerek ,kendi seridime bir güvercin takla ile muhtesem bir dönüs yapiverdim.
Araba ters , fonda yeni türkünün Ankaradan abisi gelmis evde bir bayram havasi , öle duruyoruz arabanin icinde.  Sonra emniyet kemerini cözmek geldi aklima birden , humpty dumpty gibi lop düstük bosluga. Disardan kosturma sesleri , kapiyi zorluyorum acilmiyor, bagajdan ciktik. Millet cocuk var mi diye soruyor benim cevap henüz yok , öyle ucmusum . Bir de önüne gelen bana su veriyor , bildigin 5-6 kücük sise su icmisimdir polisi beklerken  , artik suyun kafasi mi yoksa kazanin soku mu bilmiyorum  pek net hatirlamiyorum arada olanlari yalniz bir ara bizi kari – koca sananlara atarlanmistim onu hatirliyorum gayet net. Küfür gibi gelmisti herhal o sira :) Öyle orada ne kadar bekledik bilmiyorum ama baya beklemistik polisi, hatta bir ara bir baktim bizimki laptopunu almis arabadan gidiyor, olm nereye gidiyorsun diyorum, ya polisin gelecegi yok suradan otobuse binip gidelim falan diyor o da soktaydi herhal. Velhassili kelam uzun bekleyisin sonunda kahramanlarimiz nihayeeet gelebilmislerdi ki ne gelme .Piiiiiiiiii, Levent Kirca parodileri halt eder yaninda.  Hayatimda hic bu kadar komik iki polis memuru görmemistim, görebilecegimi de sanmam bir daha. Birinin adi Vedat , digerinin adini hatirlamiyorum. Hatirlamiyorum degil bilmiyorum aslinda. Vedat i da nereden biliyorum , adini bilmedigim olan geveze olani, iki dakka susmadi , konuusrken de ara ara diger memur Vedat tan onay aldi , ordan biliyorum . Mevzuya giris de abartmiyorum aynen söle:
„ Direksyonda kim vardi ? „ ben
„ isminiz ? „ Burcu!. „ Burcu Hanim , bu kazanin aynisinin tipkisi gecen hafta oldu, hem de burada ayni yerde “ ben , enteresan!!!. Geveze memur “  Fekat Vedat ,Burcu hanim cok yakisikli kaza yapmis degil mi? „ Vedat basiyla onayliyor sadece . ben soruyorum tabi nasil yani, ne demek yakisikli kaza ? “ valla araba saglam hasat , pert , sizin burnunuz bile kanamamis Burcu aanim, cok artistik ,  gecen haftaki bole degildi valla, di mi Vedat?? “
Bir de elinde kese kagidindan ha bire beyaz leblebi atiyor agzina konusurken, sigarayi birakmis da , o yüzden leblebi ile geziyormus, yoksa simdiye coktan ücüncüyü yakarmis degil miymis Vedat ? Bu ve bunun benzeri bi ton absürd  Vedat – Geveze Memur - Denyo -  muhabbetine cekici gelene kadar maruz kaldiydim o gece. Cekici geldiginde yasanan nakit sikintisi ve cekici önde biz arkada aranan garanti bankasi ATM si de gecenin bonusu olduydu. Velhassili kelam emniyet o gece bizi bir ehliyet kursunun misafirhanesinde agirladi, fikra gibi. Ertesi gün ifadeler alindiktan sonra Izmire gecip rutin müsteri ziyertlerine devam etmemizi de hala daha anlayabilmis degilim :)  Muhtemelen o dönemin GM nün über fikirkerinden biriydi.
Biterken, bu absürd hikayeden cikarilacak ders seyahatlarinizde kendinizi olur olmaz seylere sartlamayin. Bursa`dan geciyoruz hop Iskender yemezsek olmaz , aa Antepteyiz baklava yemeden mi gidecegiz , yok Maras in Yasar Ustasi , Isparta nin tandiri bok püsür. Susurluk dedigin yer tostu ayrani kadar kazasi ile de meshur, bilesin ;) Bir de seyahata cikmadan önce cebinizde muhakkak bir cekiciye verebilecek kadar nakitiniz bulunsun! Hadi bu gecelik benden bu kadar. Yine sevgi ile kalin, hep sevgi ile kalin ama bir o kadar da esen kalin!

Coming soon : GELMIS GECMIS EN GARIP TERCUMAN



***********************************************************
YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 02. Kasim 2013)
***********************************************************




30 Ekim 2013 Çarşamba

ABUKLUKLAR SLSILESI 9 // LOST OF THE RINGS

LOST OF THE RINGS

Uzuuun bir aradan sonra tekrardan merhabalar efen`m hepisinize. Iki haftalik Cin ve Hindistan gezimde muhtesem abukluklarima pek tabii ki yenilerini eklemeyi ihmal etmedim, lakin kendilerine daha sonra deginecegim. Zira pasa gönlüm yüzüklerin hikayesini anlatmayi uygun buldu bu aksam.sizlere.
Yüzügümüzün - ki kendisi alyans olur-, hikayesine baslamadan evvel, alyansin tarihi hakkinda  bilgi vermek isterim pek muhterem evli-barkli  , evli -barksiz , evsiz - barkli ve  hem evsiz hem barksiz kardeslerim.  Gördügünüz gibi acilimin bende sonu yok. Hepinizi sevgi ile yumakliyor ve gecenin bu saati üsenmeyip sizler icin yaptigim arastirmayi sunuyorum.
Ilk evvela kafasi karisiklara ön bilgi, bu alyans sol elin 4. Parmagina takilirmis, super bilgi Burcu , sen de olmasan nereden bilecektik deyu deyu kis kis gülenlere , pis pis siritanlara ,  hic de gülmeyiniz efen`m , bunu karistiran bi ton insan var , örnegin mesela misal ben hep karistiridim ondan kelli hem saga hem sola alyans takardim, artik neyi nasil garantiye almaksa ve/veya neyi göstermekse orasini bilemem, ayri bir denyoluk hikayesi.  Neysem bu bilgiyi bir cepte tutun , esas bomba simdi patliyor. Peki neden sol elin 4. Parmagina takilirmis?  Burcu kulunuz bunu da sizler icin derruuuun derrrun üc dilde arastirdi , kaynaklari karsilastirdi , kiyasladi , ölctü bicti ve en kutsal bilgi ekshi bilgidir diyerek gayet de hönk su bilgiye ulasti. Evlilik ile birlikte yüzük takma gelenegi eski Misirlilarin inanclarina kadar dayanmaktaymis. M.Ö. 2800 yillarinda kullanilmaya basladigi tahmin ediliyormus ki , bir de dairenin baslangic ve bitis yönü olmadigindan sonsuzlugu simgeledigine inanilirmis. Babababbababababa! Parmaga takiyorsun lö, baska nasil bir form olacakti ki??? Anyway anyhow Misirla kalsaymis hikaye belki bu kadar uzun soluklu olmazmis , sonrasinda Romalilarin da ayni gelenegi sürdürmesi bu kültürün iyice yaygin hale gelmesini saglamis kanimca. Ha bir de, sol elimizin 4. parmağından direkt kalbe giden bir damar olduğu ve alyansin bu parmaga takilmasi ile çiftlerin kalben birbirine bağlığın  temsil edildigi  gibi bir zirvaliga inanirmis ki  bu Romali pek muhterem hanim ve beyefendiler  ,  asirlardir bu tarz ne idugu belirsiz inanislara karsi erdemli mücadelersini sürdüren  zavalli modernim  tibbim  bu parmak kardesten kalbe giden bir damar olmadigi söylemesine ragmen tükenmemis mevzu.    
Benim hikayeye gelince, bir kere hic de tahmin ettiginiz gibi kendi alyansimin hikayesi degil. Esasen baglayici bir rol oynamiyor da degil ama hikayemizin kahramani babaannemin alyansi.  17 yasimdan beri yüzük takan ben vakti geldiginde alyansimi  bozdurarak ensemdeki dövmeye cevirdikten sonra yüzüksüz bir ara dönem gecirmistim ki ömrü hayatimin en fecaat dönemlerden biriydi.  Misal unutkanliklarimla meshur biri olarak , hatirlamam gereken bir sey oldugunda yüzüklerimin yerini degistirdim , o derece günlük hayatimda yer kaplayan bir mevzuydu. Ha hatirlamak icin ne derece efektif bir yöntem oldugu tartisilir tabi, neyi hatirlamam gerektigini unuttugum zamanlar da olmadi degil J Neyse , durumumu cakozlayan anneannem rahmetli o vakit kendi yüzügünü hediye etmisti sagolsun. ,bu sene nisan ayinda kaybettigim babaannemin alyansi da yine ayni sebeple kizkardesim bypass edilerek bana verilince , sag elimde sonsuz sevginin sembolu  anneannemin alyansi  sol elimde en vakur sevgililinin babaaennemin alyansi ile devam ettim edebildigim kadari ile yüzüklü hayatima . Taa ki bu senenin Agustos ayinda , her Istanbul seyahati öncesinin olmazsa olmazlarindan gurbetci alisverisinde babaannemin alyansini kaybedene kadar. Her defasinda  neden yaptigimi sorguladigim bu sacma gurbetci alisverisinin sonunda elimde cikolatalar kremler , vitaminler , birkenstocklar , ki  deginmeden edemeyecegim Türkiye ye götürdügüm Birkenstock un haddi hesabi yok , ellerim kollarim kafam dolu ve cüzdanim da bir o kadar bos bir sekilde eve kendimi attigimda babaaennemin alyansini kaybettigimi fark ettim. Fark edis ki nasil bir farkedis , kahroldum , cikip arasam saat 6 dan sonra acik yer bulmak ne mümkün. Sabahi zor ettim. Ertesi gün girdigim ne kadar magaza varsa usenmedim tek tek hepsini gezdim sordum sorusturdum, Aachen da beni ve babaanemin yüzügünü bilmeyen kalmadi resmen. Millete yüzügün resmi diye gösterdigim resim de ayri bir komedi. Bir hafta öncesinde bozulan dus basliginin aynisindan bulmasi icin Emre ye gönderdigim dusbasliigi resmi. Elimle tuttugum icin yüzük gözüküyor ya hani o bakimdan. Böylelikle Aachen`in bilimum köselerinde dusbaslikli bir el resmi ile kartvizitim meshur oldu. Velhasili kelam bir halta yaramadi. Bir arkadasin tavsiyesi ile  yüzüklerini kaybedenlerin ilan birakabildigi bir siteye basvurmak da dahil atmadigim takla kalmadi. Iki haftalik yogun tirmalamalardan sonra pes ettim ve aileme haber verdim.
Bitti mi bitmediiiiii. Iki hafta önce Sangaydayken  kiz kardesim tarafindan absürd bir saatte  arandim. Ablasi  biliyormuymusum, abisi Ceren e göndermesi gereken Birkenstocklari henüz vermemismis, dahasi aylardir odanin bir kösesinde duran torbayi annem farketmismis  ve terliklere el koymuymus, daha da dahasi ertesinde poset ihtiyaci olan kendisinin bu poseti kullanmak istemesiymis ve posetin icinden babaanemin yüzügünün cikmasiymis. Nasil ama ? Sen babaannem kalk , bir ton riski göze alarak birkenstock torbasinda burdan taaaaa  Billur`a git J)) Eeee , babaannemin kendi tercihi dedim tabi geri istemedim yüzügü. Neticede bu hikayede bir Gollum varsa o da bendim , ve Frodonun hakkini da Frodoya vermek gerekti J
Biterken, cok yoruldum canlar saat de epey gec oldu. Bu abuk hikayeden bir ders cikar mi bilemedim. Ama bahsi gecmisken size yüzügünüzü kaybetmeniz durumunuzda neler yapabileceginizi ögrenebileceginiz ve resimli ilan birakabileceginiz sitenin linkini vererek muhtesem bir kiyakla  bitereyim dedim bu abuk hikayeyi dedim. Sevgi ile kalin, esen kalin.




********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 30. Ekim 2013)

********************************************************



  • Burcu Tuğrul bu arada linki gönderen kisi olarak seni de atlamayayim , sagolasin takrardan 

    Batu  bu yazının üstüne anca ''köpek naapsın takkeyi tinkilderken düşürür'' özlü sözü dimaamda dans ediyor ahang ile

  • Burcu sagol :)

  • Batu  arkaaş barnaandaki yüzüğü nası düşürürsün poşata

  • Tuğrul  rica ederim. Sauron siteyi bilseydi bu kadar kasmazdi heralde:)

  • Burcu  Ya son haftalarda biraz zayıfladığımdan mıdır nedir işaret parmağıma bile bol geliyordu :))

  • Ceren   ahaa, keşke zamanında alsaymışım terlikleri, kahramanın olurmuşum 
    Burcu   Haha yok ya sen de benim gibi dalgın köftesin , farketmezdin yüzüğü:)) kuzum bu vesile ile annemin senin terliklere el koyduğunu öğrenmiş oldun :)) bir sonraki gelişimde getiriyorum 

  • Ceren  literatürde buna yemeyenin malını yerler diyorlar  seni yakında birkenstock kaçakçılığından enselerler, demedi deme 

  • Taciser   Slm, farkettimki abukluklar yazı serisini heyecanla bekliyormuşum, arkadan ne gelecek diye hergün bayağı siteni yokluyorum yaniiii, sakın bizi öksüz bırakma!!!!!!!!

  • Billur Ceren annem konusunda dikkatli olmanı öneririm. Önce kazak sonra terlik:D Zevkleriniz uyuşuyor.

  • Billur   Hikayeden çıkan ders bence yüzük büyükse takma. Çok basit ablası

  • Burcu  Hadi lem frodo!

  • Batu  neymiş alışmadık maabadda iç çamaşırı eyleşmezmiş yok eyleşsin isteniyorsa uçkur ipini sıkmak lazım imiş

  • Burcu  N´alakasi vaaa olm ya , yüzük takmayi da en iyi biz biliriz 

  • Batu  takmayı biliyonda barnaanda tutmaya biraz daa çalışman lazım anlaşılan

  • Esra  Billuru sefiyommm ehehee en seviniş o:)

10 Ekim 2013 Perşembe

ABUKLUKLAR SILSLESI 8 // MUHTESEM SÜMÜK

MUHTESEM SÜMÜK

Baslamadan .... Sümük demisim resmen , annem görünce kesin ayar olacak :D Aman ne diyim ama  yaaa her seyin bir kibarcasi var sümügün yok . Ha sanki olsa kullanirdim orasi ayri mesele . Baska bir isim türetmeye gerenk yok kanimca.  Ne alakasi var Burcu,  gayet de alternatifleri var  o senin hanzolugun diyenlere de ,   kendilerine   „Ey güzel insan ! Dostun seni  bu konuda uyarmamis olabilir , ve/ veya daha da  aci bir gercek hic dostun   olmayabilir , fekat bilesin ki   ona tatak deyince nazik olmuyorsun mon seigneur“  demek ve bu  husutaki ince olma cabalarini  baska alanlara, ne bileyim empatilerini gelistirmeye  kanalize ederlerse   ,  süphesiz  daha mutlu ve huzurlu bir hayatlarinin olacaginin  müjdesini vermek istiyorum.   Saglam bilgi bakin  birinci agizdan, deneyin ve sümük diyebilmenin dayanilmaz hafifligi ile   basit ve bir o kadar da samimi  dünyamiza katilmanin konforunu yasayin!

Ve evet herkes buradaysa,  davete icabet sünnettir deyip aramiza yeni katilanlara da selam cakarak  gecelim  bu gecenin abuk hikayesine  . Cok degil bundan iki sene kadar evvel , bana birden böyle acayip bir  daral haller geldi . Nasil mesela , eylemden bagimsiz akut bir  yorgunluk halindeyim , ne yapmazsam yapmayayim yoruluyorum. Yürümekten yorululuyorum, oturmaktan yoruluyorum, düsünmekten , yemekten ,  beni taniyanlarin inanamayacagi bir sekilde konusmaktan ve  hatta uyumaktan bile yoruluyorum. Uyumaktan yorulunur mu lem diyenlere,    yatagin  sizi kusarak basladiginiz günleri animsayin, ne demek istedigimi anlayacaksiniz  diyorum   , capito? Öylesi bir yorgunluk.

Hic bir sey yapmadan durmak dahil her yolu denedim lakin durmaktan da yorulmaya baslayinca her makul  insan evladi gibi profesyonel yardim almaya karar verdim . Verdim vermesine de doktor bul , randevu al , randevuyu unutma , muhayeneye git  oooo biir ton is. Burada bilmeyenlere dip not ,  doktor randevusunu hastayim bugün gelemeyecegim  diyerek erteleyebilen biriyim ben.  Evet belki  ben böyle kendi sahsina münhasir tuhaf biriyim,  evet belki saglam sacmaliyorum,  peki ama „ tamam o zaman  iyilestiginizde gelirsiniz“  diyebilen doktora ne demeli?  Onar da var ! Ayri bir tartisma konusu J  Anyway anyhow , konu saglik olunca gayet de üsengecligin dibine vurabilecek bir sahis oldugum bilgisine nail olarak bu bir türlü atlatamadigim yorgunlukla ilgili sorunum icin de  sirket doktoruna gitmemi pek tabii ki yadirgamayacaginizi umut ediyorum.:)

Uzatmayayim yine , sirket doktoru , ki kendisi   esasen baska bir abuk hikayenin bas kahramanidir  , bütün bu yorgunlugumun sebebini dogru nefes alamama bagladi ve beni kulak burun bogaza sevk etti. El mecbur düstük hastahane yollarina, hakkini yemeyelim teshisi dogru cikti , meger benim burunun delikleri sadece göstermelikmis ,  deviasyon ameliyatina karar verildi ve cok da ertelemeden ameliyat olundu. Ameliyattan bir ciktim , vay arkadas  arayan soran gören herkes konuya hakim .  Bildigin cevremdeki her üc kisiden biri olmus neredeyse ayni ameliyati . Olmaz olaylarmis! Sayelerinde nur topu gibi bir fobi edinmis olmustum  o dönem., sagolsunlar var olsunlar.

Düsünün ameliyattan cikmissiniz , karsilastiginiz herkes  ameliyat ertesinde 10 gün icersinde burnunuzdan devasaaaaa bir sümük cikacagini ve buna hazirlikli olmaniz gerektigi konusunda sizi uyariyor. Üj bej degil  degil defalarca ve farkli farkli kislerden duyunca hikayeyi ister istemez  sardi korkular ,  gelecek yıllar , düşündüm sensiz nasıl yaşanacaklar oldum .  Fobiye gel , ya hic beklemedigim bir anda, bir toplantida mesela, veya hissiyatin tavan yaptigi bir anda veya gayet cool olmam  gereken bir yerde cikarsa ortaya  ne yapacaktim nasil edecektim aman yarabbiiim bildigin Iki hafta muhtesem sümükle yattim muhtesem sümükle kalktim, o radde.  Yakin cevremle  günlük siradan diyaolglarimizin icine girmisti, Burcu naber nasil gidiyor,  geldi mi , yok abi daha gelmedi , öyle abuk bir durum.

Veeeee nihayet  15. günün ögleninde bir haftasonu , tam da  zorunlu hizmetinden dolayi aylardir görüsemedigim bir dostla bulusmadan önce , ama allahtan evde ve sansa yalnizken tesrif etti kendisi.  Alahim nasiiiiii  mutluyum  nasiiiii anlatamam  icim icime sigmiyor , paylasmak istiyorum bir an evvel öylesi bir mutluluk.  Böyle shen , böyle huzurlu ve musmutluuuu  kosa kosa gittim can dostla bulusmaya . Piiiiii, gittim ki  dostun tadi kacik var bir haller , basina gelmedik sey kalmamis zorunlu hizmette , en son  Istanbul a gelmeden iki hafta önce  pkk tarafindan kacirilmis ,  yok yok   endiselenmeme gerek yokmus , bir sey olmamis sadece üc saat acik arazide alikonulmus  , propoganda yaptiktan sonra serbest birakilmis  böyle kara , kötü cirkin bir sürü hikaye velhasiili kelam. Ha ben densizi bu kaa aci hikayenin üzerine yine de anlattim kendi mutlulugumu o ayri , ossun güldük konu dagilmis oldu pek de güzel oldu cok da iyi oldu.

Biterken, bu hikayeden cikarilacak ders arkadaslar , ameliyattan yeni cikmis birine olur olmaz tecrübelerinizi aktarmayin, karsinizdaki benim gibi bir abuk olup  gereksiz korkular endiseler hezeyanina ugramakla kalmayip orada bir tilt yasayabilir. Bir de deviasyon ameliyati koca bir yalan arkadaslar. Iki sene sonunda yine ayni tas ayni hamam.


Coming Soon : TURSKA TURSKALAR  &   HAYATIMIN EN PAHALI VIZESI



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 11. Ekim 2013)

********************************************************

8 Ekim 2013 Salı

ABUKLUKLAR SILSILESI 7 // DÜSÜNÜP TASINMAK

DÜSÜNÜP TASINMAK

Esasen bugün bir  Lost in Translation abuklugu daha yazacaktim ki  arka arkaya cok fazla dil muhabbeti olacak deyu vazcaydim. Bir de hacilar  zati gün icerisinde bunun  Cini Hintlisi Vietnamlisi etc envai versyonunu  defalarca yasiyorum bari  aksam konu degissin istedim  . Ondan ötürü baska bir abuklugu yazmaya karar verdim efen`m .Ayrica her zaman sözümde duracak da degilim , arada da  pasa gönül kriterleri devreye girsin ;) 

Konumuz tasinmak efendim bugün. Kolifili arkadaslari bir kenara koyarsak,  bu igrenc sürecten  zevk alan birinin olacagini sanmiyorum aramizda. Ben zinhar hazetmem kendisinden, hatta bir adim öteye tasiyarak gönül rahatligi ile bir düsmana edilebilecek en güzel bedduanin   iki sene ayni evde oturmasi nasip olmasin demektir bile diyebilirim.  Öyle de pis biri olabiliyorum bazen iste. 

Senemiz 2010 efendim , artik nasil bir kendine eziyet etmek ise o vakit Ataköy`de oturup Gebze`de calismayi tercih etmisim .  Yanlis gelmesin gözünüze, Gebze`de calisip Ataköy de oturmayi tercih ettim demeyi de bilirdim ama size yalan borcum mu var tercih budur , abuk mudur evet abuktur ve evet anlatilmasi gereken bir baska  bir abukluktur ama baska zamana . Anyway anyhow bu super tercihimden dolayi her sabah  kargalar birak kahvalti etmeyi günaydinlasmamislar daha birbirlerine yollara dökülürdüm. Nasil kalkardim  nasil servise binerdim bi tarafa cogu zaman  servisten inip , o  binaya nasil girdigimi bile hatirlamazdim. Resmen zombi gibi bir seydim ve diger zombi arkadaslarim gibi  genelde tuvalette ayilirdim. -Plaza güllerine bir dipnot , sizlerden farkli olarak biz  fabrika biberleri makyajimizi veya makyaj sandigimiz o seyi  is yerinde  tuvalette yapabiliyoruz efen`m – Ha sabah makyajsiz görünmek gibi bir derdim yok muydu vardi elbet ama ben arkadaslarin beni  o halde  tanimalarinin imkansiz olacagina   inandirarak rahatlatiyordum kendimi. Taniyanlar vardiysa da  kendilerine saklasinlar ve sonsuza kadar sussunlar lütfen :D

Sabah kismisi zombi mombi yine bir sekilde kaldiriliyordu da eve dönüs hepsinden beter oluyordu . Giseleri ,Köprüsü, Okmeydani ,Merteri Istanbulun bir ucundan bir ucuna Kazanasmaz`in her gün anmaktan bikmadigi,  ne  kaa sikintili güzergah varsa hepsinden payimizi düsen trafik ceremesini  bir güzel aliyorduk.  Üc saatte eve döndügüm zamanlarim olmustur hey hat! Velhasilli kelam her sacma hikaye gibi bu da uzun sürmedi , dokuz ayin sonunda acaip bombastik ve bir o kadar da fantastik bir gelisme ile über bir aydinlanma yasayarak bir Aralik günü ani bir  tasinma karari aldim. Bu arada yazarken farkettim , ortalama  aydinlanma sürecim  dokuz ay (!) ,   millet dokuz ayda dünyaya cocuk getiriyor  ben anca  aydinlaniyorum anasitini satayim…

Uzatmayayim tasinma sürecine geri döneyim. Tasinma karari her nekadar ani de olsa , ilk 10 günüm emlakci aramakla gecti, ev degil emlakci dikkatinizi cekerim , o kaa canla basla ariyorum yani ev :P Nihayet iki farkli arkadas üzerinden  iki farkli emlakci ile randevu ayarlayarak bütün enerjimi toplayip , karsiya ev bakmaya gittim ki  kadere geliniz  iki farkli emlakci da beni  ayni eve götürdü :D Vardir bunda bir keramet diyerekten  baska da ev gezmedim  zaten,  15 gün sonra tasinmak üzere direk tuttum evi. Sonra o izdirap dolu  15 gün  basladi ,   kolile kolile bitmek bilmeyen esyalar , gereksiz anlamlar yükledigin  hatta bazilarina ne anlami yükledigini bile unuttugun bir ton ivirlar ve onlarin sacma zivirlari... Bittttmek bilmedi !

Nihayetinde tam tasinmanin gerceklesecegi gün, sebebi icim siserek gecirilen bu 15 günlük sürec mi yoksa arada vedalasmak zorunda kaldigim anilarim mi bilmiyorum acaip bir sersem  modda kalktim , piiiiiii kafayi kaldiramiyorum, bildigin evin bir kösesinde sinmis , paket gibi , sabahin köründe evi basan  önlerine cikan esyalari cuvallarina dolduran elemanlari seyrediyorum diyecegim ama onu da yapmiyorum tam olarak, paralel evrenlerde ayni anda bir cok yerden tasiniyorum . Disaridan da pek iyi gözükmüyordum ki herhal kardesimin Burcu orada öyle durmaya devam edersen adamlar seni de atacaklar cuvallarina uyarisi ile arabaya gidip uyuma karari aldim.

Almaz olaydim :)  Gözümü bir actim evin önü doktor kayniyor, beyaz  önlüklü , mavi , yesil takimli artik olabilecek ne kaa  kombinasyon varsa hepsinden bir numune. Ne oluyor lan diyerek bir dogruldum, baktim doktorlardan biri benim camasir makinesini yüklenmis gidiyor, beri tarafta iki ameliyat takimli kanepeyi tasiyor, beyazlilar cuvallari  …  Ahaa cuvali görünce aydim , annem evde ne kadar önlük/takim  varsa bildigin nakliyecilere dagitmis :) Cok da iyi yapmis , cok da güzel yapmis, zira bu görüntü bütün yorgunlugu  alip götürüp bir güzel nese getirdi  efendim ortama. Yeni evime de  doktor kiliginda nakliyecilerimiz ve nesemizle beraber gittik , zati sonrasinda da hic eksik olmadi kendisi….

Ve evet yine sonunda bu abukluktan kendime nasil bir ders cikarmaliyim sorunsali ile karsi karsiyayim. Ders mers yok yine arkadaslar dagilin ! Pasa gönlüm ne zaman nereye isterse tasinmaya devam ben. Ha belki sonrakilerde düsünür tasinirim orasini bilemem:D

Sevgiyle kalin esen kalin efen`m !


Kahramanimizin bir sonraki macerasi  MUHTESEM SÜMÜK



********************************************************

YORUMLAR .... YORUMLARIMIZ ...... ( FB , 08. Ekim 2013)

********************************************************